DİNLERARASI DİYALOG FİTNESİ


Türkiye’de Dinlerarası Diyalog, İttihatçı ve Sabetaycı Dr. Nazım ile Ömer Fevzi Mardin ve Prof. Dr. Niyazi Öktem gibi kişilerin ferdi gayretleriyle başlamışken; CHP eski milletvekili ve eski Diyanet İşleri Başkanı Dr. Lütfi Doğan zamanında Diyanet eliyle yürütülür hale gelmiştir.

28.05.2018 00:00

Dinlerarası Diyalog Fitnesi


SİYAMİ AKYEL / M.Gazete

Türkiye’de Dinlerarası Diyalog, İttihatçı ve Sabetaycı Dr. Nazım ile Ömer Fevzi Mardin ve Prof. Dr. Niyazi Öktem gibi kişilerin ferdi gayretleriyle başlamışken; CHP eski milletvekili ve eski Diyanet İşleri Başkanı Dr. Lütfi Doğan zamanında Diyanet eliyle yürütülür hale gelmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 1998’deki 2. Din Şûrası’nda konu başlıklarından birisi “Dinler Arası Diyalog”dur.

Fethullah Gülen’le mücessem hale gelen Dinlerarası Diyalog, Gülen ve ekibinin bu fitneye omuz vermesiyle yaygınlaşmıştır. Gülen gibi bir taşra vaizinin Hıristiyanların misyonerlik faaliyetleri neticesinde neşet etmiş bu projeyle tanışması ve projeye desteği sosyolojik açıdan incelenmeye muhtaçtır.

Prof. Dr. Niyazi Öktem, “Diyalog Yazıları” kitabında Türkiye’de Dinlerarası Diyalog çalışmaları yaptığını itiraf etmekte ve bu çalışmalarıyla övünmektedir. Öktem, Galasaray Lisesi’ndeki felsefe hocası ve aynı zamanda papaz olan Monsenyör Pierre Dubois tarafından diyalog çalışmalarına teşvik edildiğini, ancak ilk olarak 1983 yılında dar çerçevede toplantı yapıldığını anlatıyor.

Fethullah Gülen’in Dinlerarası Diyalog faaliyetlerine omuz verdiği tarih 1994 yılıdır. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı şemsiyesi altında Kültürlerarası Diyalog Platformu tarafından organize edilen ikinci görüşme 27 Ocak 1997 yılında İstanbul Hilton Otel’de yapıldı. Daha sonra Gülen, 8 Şubat 1998 yılında Vatikan’da Papa II. John Paul’e görüştü.

Fethullah Gülen, 9 Şubat 1998 tarihinde Papa II. John Paul’a sunduğu mektubunda Papa’nın dinlerarası diyalog misyonuna ortak olduğunu ve misyonerlik faaliyetlerine katılmaya hazır olduğunu açıkça ifade etmektedir.

“Pek Muhterem Papa Cenapları,

Üç büyük dinin doğum yeri olarak bilinen toprakların dünyayı daha iyi yaşanabilir bir mekân kılma yolundaki kutsal misyonumuza tam mânâsıyla bilen halkından size en içten selâmlar getirdik…” diye başlayan mektubuyla kendisi sanki bu toprakların temsilcisiymiş gibi, bizim adımıza bizden habersiz Papa’nın misyonuna ortak olmaktaydı.

Fethullah Gülen ve ekibi, Güney Afrika’nın başşehri CapaTown’da 1-8 Aralık 1999 tarihinde toplanan “Dünya Dinleri Parlamentosu”na mesaj göndermiş; Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından organize edilen ve ilki 16-19 Temmuz 1998’de ikincisi 8-11 Temmuz 1999’da icra edilen “Abant Toplantıları”ylaDinlerarası Diyalog faaliyetlerini hızlandırmıştır. Bu toplantılara maalesef birçok din ve ilim adamı ile gazeteci ve siyasetçi katılmıştır.

13-16 Nisan 2000 tarihinde meşhur soytarılık örneğinin icra edildiği Sırat Köprüsü’nden geçmeyle hafızalara kazınan, Harran’da “Ortak Ata Hz. İbrahim” sempozyumu tertip edilmiş, Gülen ekibinin yayın organı Zaman’da “İbrahimi heyecan” başlığıyla aktarılan ve Gülen mensuplarınca günlerce reklamı yapılan söz konusu sempozyum, Türkiye’de bu fitnenin hangi boyutlara taşındığını göstermektedir.

Fethullah Gülen ve ekibinin, hükümetle arasının bozulduğu 5 Şubat MİT krizi, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsüyle devleti ele geçirme planları deşifre olmuştur.

Hükümet ile cemaat ittifakının yaşandığı 2006 yılında merhum Ali Nar Hocamızla birlikte hazırladığımız “Dinlerarası Diyalog Fitnesi” kitabı ve 2008 yılında hocamızın binbir zahmet ve imkânsızlıklarla çıkarttığı “Doğru Yorum” gazetesi büyük bir mücadele örneğidir.

O günlerde Dinlerarası Diyalog fitnesiyle deyim yerindeyse tek başına mücadele eden merhum Ali Nar Hocamız takdir yerine tedip edilmek istenmiştir. Ama hocamız şartlar ne olursa olsun hak bildiği yolda ilerlemiş, yolundan asla dönmemiştir.

Geldiğimiz noktada bir taraftan FETÖ’nün siyasi yapılanmasıyla mücadele edilirken, diğer yandan da “Dinlerarası Diyalog” fitnesiyle gerektiği gibi mücadele edilmelidir. Bu mücadelede, daha önce diyalog faaliyetlerine medh ü sena edenlere asla yer verilmemelidir. Dün “Dinlaraası Diyalog” fitnesini savunan, bugünse konjonktür değiştiği için karşı olduğunu iddia edenler güven telkin etmez.

113

Hava Durumu ANKARA

Yeni anket?

Oyunuz Gönderilmiştir
Ankete Katıl