YAŞAR NURİ’NİN SON ÇIRPINIŞLARI


Artık Yaşar Nuri’den kurtuluyoruz. Bir zamanlar Ayşe Özgün’ün programında dini konularda kafasına göre konuşuyor, aklına geleni söylüyordu. 1400 yıllık İslami geleneği hiçe sayarak dinde

30.04.2015 10:15

YAŞAR NURİ’NİN SON ÇIRPINIŞLARI…

Artık Yaşar Nuri’den kurtuluyoruz. Bir zamanlarAyşe Özgün’ün programında dini konularda kafasına göre konuşuyor, aklına gelenisöylüyordu. 1400 yıllık İslami geleneği hiçe sayarak dinde reform yapmayaçalışarak bilgisiz insanların kafasını bulandırıyordu.

Allah’a şükürler olsun ki artık Yaşar Nuri’nindinde reformu arzulayan sözlerine kimse itibar etmiyor. Yaşar battı batıyor.

Önce CHP’den milletvekili oldu. Kendiniİmam-ı Azam gibi görüyordu. İmam-ı Azam kendisine yapılan kadılık teklifinikabul etmezken, Yaşar Nuri koşa koşa tıpış tıpış milletvekili oldu hem de solgörüşlü CHP’den.

Yaşar’ın milletvekili olması ilk puankaybıydı. Hani sen din adamıydın hani senin riyaset kaygın yoktu. Hani sensadece Kur’an’a hizmet ediyordun. Tabii bu dolmayı kimse yutmadı. Yaşar dahasonra CHP’yle de yollarını ayırdı. CHP kendisini kapı dışarı mı etti kendisi miayrıldı orasını bilemem. Bildiğim bir tek şey var o da Yaşar’ın CHP gibi birparti de bile barınamadığıdır.

CHP’den ayrıldıktan sonra yeni partikurmalar falan. Bizimki ekranda üç beş kişiyle program yaptıya kendini bir şeysandı. Yok Allah’la aldatmak, yok Kur’an Müslümanlığı. Tabii kurduğu partiyekimse itibar etmedi. Boyunun ölçüsünü aldı. Alacak tabii. Bir kere karizmasıyok, siyaset tipi yok. Bu işler din adına ahkam kesmeye benzemez.

Yaşar Nuri’nin şanssızlıkları bunlarla dasınırlı kalmadı. İnsanın işleri bir kere kötüye gitmeye dursun artık onu kimsekurtaramaz. Yaşar’ın ki de işte tam öyle. Olmayan karizması da günden güneeridi, tükendi.

Hele Yaşar’ın başına gelen meşhur aldatmaolayı tam tükeniş… Efendim hikaye şu. Yaşar Nuri’nin ŞAHANE isimli birdanışmanı varmış. Yaşar bey, eşinden habersiz danışmanıyla gizli ilişkiyaşamış. Yani Yaşar Nuri eşini Şahane isimli danışmanıyla aldatmış. Bunu bensöylemiyorum, günlerce basında yazıldı çizildi. Ben onların yalancısıyım.Hatta Vakit gazetesi kendisine bir isim taktı: “Aldatan Nuri”. Aslındaonlarda bu ismi başka yerden aparttıklarını söylüyorlar ama olsun lakap birkere takılmış.

Yaşar Nuri’nin danışmanı Şahane’yle eşinialdatması olayından sonra artık dibe vurduğunu tahmin etmek zor değil. Sen hemdin iman diyeceksin hem de adın bu tür iddialarla gündeme gelecek. Tabiiinsanlar da bu olayları basından takip ediyorlar. Eeee. İnsan bu kadarşansızlığı da yaşar mı demeyin bunun devamı da var.

Yaşar Nuri’nin son vukuatı sonunuhazırlamış gözüküyor. Önce din iman, sonra riyaset kaygısıyla CHP’denmilletvekili olmalar daha sonra danışmanıyla malum şey. Bir ilahiyatçınınkarizmasını çizmeye yetecek olaylar bunlar. Ancak son küfürnamesi kendini iyicezora sokmuşa benziyor. Çünkü bir ilahiyatçının ağzından çıkan bu küfürler kabuledilebilir cinsten değil.

İşte size Yaşar Nuri’nin küfürlerindenbazıları: “Dişleri dökülmüş, gözlerinin nuru uçmuş, fesat ve gıybet yaratığıhurafe soytarısı, Hayvanlıktan aşağı, Haysiyetsiz yobaz, Kara yürekli ebleh,Şintoist, Echel yobaz, Örtülü şirk hamalı.”

Yaşar Nuri’nin bu küfürnamesine MehmetŞevket Eygi, Milli gazetedeki köşesinde kibar ve bir o kadar da manidarcümlelerle cevap verdi:

“Yakın zamanda büyük bir gazetede sokakserserisi ağzıyla aleyhimde seviyesiz küfürler yayınlandı. Hayvan, yobaz,müşrik, echel (en câhil) gibisinden.

Bunlara aynı üslupla cevap veremeyeceğim.Terbiyem buna müsait değildir.

Bu hakaretler bendenize bir zarar vermez.Keskin sirke küpüne zarardır.

Böyle kızıp köpürmeleri, âdi küfürlersavurmaları iyiye alâmettir: Deşifre olduklarını anladılar, dini bozmaçabalarının başarılı olmadığını, halkın uyandığını gördüler ve kendilerinikaybetmiş bir şekilde saldırmaya başladılar.

Bana küfreden kimse nasıl bir ilâhiyatçıdır,size bir örnek vermek istiyorum. Yakın tarihte, küfürbaz gazetede yayınlanmışbir yazısında bu adam aynen şöyle yazdı: “Hortlamış bir sürü Damat Feritve Mustafa Sabri ile bütün bunlar yapılır, bütün kaleler bir bir düşürülürken,ülke aydınlanmasının önünü açanlardan biri olan adamın anıtlaşmış eserleriniyaratan açıktaki o büyük kafasını bırakıp fermuarının arkasındaki küçükkafasıyla uğraşıyor.”

Herkese soruyorum: Bir ilâhiyatçı böylebir üslupla yazabilir mi?..

Bu adam üstelik din önderi geçiniyor.Sevsinler!..

Bırakın küfür etsin,ne mal olduğu ortaya çıksın...”

Mehmet Şevket Eygi,Yaşar Nuri’ye gereken cevabı verdi ama benim kafama takılan bir soru var. YaşarNuri Öztürk “Hurafe soytarısına açık mektup (1)” yazısında kendisini eleştirenEygi’nin isim vermemesine kafayı takmış ve rakibine şöyle seslenmişti: “Daha bir eleştiri yazısını, muhatabının adını açıkça zikrederek yazacakmertliğe ulaşamamışsın. Kancık bir eda ile kıvırıp duruyorsun.”

Sahi merak ediyorum. Yaşar Nuri deküfürnamesinde Mehmet Şevket Eygi’nin ismini vermemiş. Acaba kendisi nasıl biredayla kıvırıyor?

Başta söylediğimiz geçerli. BunlarYaşar’ın son çırpınışları. Konuş Yaşar konuş, konuştukça din adamı olmadığıniyice açığa çıksın. Konuştukça nasıl küfürbaz olduğun ortaya çıksın. Konuş kiEhl-i Sünnet’i savunanlarla senin aranda dağlar kadar mesafe olduğu anlaşılsın.Konuş ki daha fazla dibe vurasın. Oraya buraya küfürler savur ki insanlar seniiyice tanısın. Konuş ey Yaşar konuş. Konuş ki alem senin ne olduğunu anlarkensen din adına ahkam keseme. Konuş ey Yaşar konuş. Çünkü senin sana verdiğinzararı hiçbir Ehl-i Sünnet’çi veremez. Elini çabuk tut. Ehli sünneti savunanMüslümanlar seni bitirmeden sen kendini bitir.

Sen konuş ki ben yazımı “Yaşar Nuriçırpınırken” diye bitireyim…

15.09.2009

1496

Hava Durumu ANKARA

Yeni anket?

Oyunuz Gönderilmiştir
Ankete Katıl